Hiç bu kadar çok konuşulmamıştı. Aynı zamanda hiç bu kadar az anlaşılmamıştı. Herkesin söyleyecek bir şeyi var. Herkes bir şey anlatıyor, bir şey paylaşıyor, bir şey savunuyor. Aynı anda kimse gerçekten dinlemiyor. Çünkü dinlemek sabır ister. Dikkat ister.
En önemlisi, kendini geri çekmeyi gerektirir. Bugünün dünyasında ise herkes öne çıkmak istiyor. Söz almak, görünmek, fark edilmek… Bu yüzden konuşmak arttıkça, anlaşılma azalmaya başlıyor. İnsanlar artık cevap vermek için dinliyor. Anlamak için değil.

Bu küçük fark, iletişimin kalitesini tamamen değiştiriyor. Çünkü bir insan gerçekten dinlendiğini hissettiğinde rahatlar. Duyulmadığını fark ettiğinde de, kendini tekrar etmek zorunda kalır. Zamanla yorulur.
Bu yüzden belki de sorun iletişim eksikliği değil, dinleme eksikliğidir.
