Gün içinde yoruluyoruz. Akşam eve geliyoruz, uzanıyoruz, telefonla vakit geçiriyoruz. Kendimize şunu söylüyoruz:“Dinlendim.” Ertesi gün yine aynı yorgunlukla uyanıyoruz. Bu durum artık birçok insan için sıradan hale geldi. Çünkü dinlenmek ile toparlanmak aynı şey değil. Çoğu insan dinlenmenin, hiçbir şey yapmamak olduğunu düşünüyor. Oysa günümüz dünyasında “hiçbir şey yapmamak” bile çoğu zaman mümkün değil. Ekranlar sürekli açık. Zihin sürekli meşgul.

Bir şey izleniyor, bir şey okunuyor, bir şey düşünülüyor.
Bu yüzden beden duruyor ama zihin durmuyor. Zihin durmadıkça toparlanma gerçekleşmez.
Gerçek dinlenme, sadece fiziksel değil, zihinsel bir boşalma gerektirir. Sessizlik, yavaşlık ve uyaranın azalması bu yüzden önemlidir. Biz tam tersini yapıyoruz.
Yoruldukça daha fazla ekran, daha fazla içerik, daha fazla uyarı ile kendimizi oyalıyoruz.
Ve sonra neden toparlanamadığımızı anlamıyoruz.
Belki de sorun daha az dinlenmemiz değil, yanlış dinlenmemizdir.
