Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Olay Haber
Olay E-Gazete
İlhan Ateş
İlhan Ateş

Macar Dansı – 4

Köşe Yazısını Dinle

Benim grubumla bağlantılı bir sorunu çözdüğü için Bilal Bey’e teşekkür ettim, pijamalı halimle ortalarda daha fazla gözükmemek için hızla odama döndüm. Saat iki buçuğa yaklaşıyordu. Yatakta sağa döndüm, sola döndüm, gözlerim kapanmadı bir türlü. Mışıl mışıl uyuyan arkadaşlarımı gıptayla seyrettim epey bir süre. Gördüklerim beni germişti, sabaha kadar uyuyamadım.

Sabah kahvaltıya inerken kafamda bir buçuk saatlik bir uykuyla yeni bir gün nasıl geçecek sorusu vardı. Kahvaltı salonu cıvıl cıvıldı, genç kızlar ve oğlanlar kahvaltılık yönünden zengin masalarda iştahla yiyip içiyorlardı. Arkadaşlarıma olan bitenleri anlattım, ilgiyle dinlediler. Kahvaltıdan sonra ekipler prova için kendilerine ayrılan odalara geçtiler. Onlar prova yaparlarken ben de iki Macar’ın şehre inecek bir otobüse bindirilmesiyle uğraştım. Şoförler dün gece kendilerini geç saatlere kadar uykusuz bırakan adamla kadını önce otobüse almak istemediler ama sonra yumuşadılar. Şoförlerden genç olanı sanki Türkçe anlıyorlarmış gibi:

​“Hadi insanlık bizde kalsın ama bir daha böyle şeyler yapmayın,” dedi, otobüse binmeleri için işaret etti.

Öğle yemeğine kadar zaman çabuk geçti. Uludağ’ın bol oksijenli temiz, serin havasından olsa gerek uykusuzluk beni zorlamadı. Yemekten sonra şehirdeki açılış provası için ekipler kendilerine ayrılan otobüslerle ard arda Bursa’ya hareket ettiler. Otobüste Gabor  açılış ve kapanış törenlerinde tüm ekiplerce birlikte söylenecek dostluk şarkısını oyuncularına ezberletmeye çalıştı. Telaffuzda zorluk çektiği bazı sözcüklerde ona yardımcı oldum. Otobüs bir ağaç denizi içindeki virajlı yolda döne döne aşağı inerken Rita’ya takıldı gözlerim. Önden dekolte, kolsuz bir pembe bluz giymişti, güzel dolgun göğüsleri kimsenin dikkatinden kaçacak gibi değildi. Ekiplerdeki dansçılar arasında ondan daha güzel olanı belki çıkardı ama ekip başkanları veya sözcüleri içinde ondan daha güzeli yoktu. Arkalarda birkaç kişiyle konuştuktan sonra ön taraftaki yerine oturduğunda gece olanlar hakkında bilgi verdim. Ne diyeceğini merak ediyordum.

“Fazladan iki kişi getirmiş olmanın  sorun haline getirilmesine şaşırdım. Hiç tahmin etmezdim,” dedi.

“Dansçı olmadıkları için tepki gösterdi komite üyesi. ‘Bu alakasız kişilerin ne işi var burda?’ dedi. Kimdi onlar Rita?” diye sordum.

“Bilmiyorum, Gabor’a sormak lazım. Çok yanlış yapmış komite üyesi, hiç umursamam öyle şeyleri,” dedi kendinden emin bir ifadeyle. Söylem ve tavrının bir lise öğrencisinden  çok bir yöneticiye yakışan türden olması ve ablası  Kata ile dünden beri hiç konuşmaması, tip olarak da katiyen birbirlerine benzememeleri bana biraz tuhaf geldi.

Otobüsler Kültürpark’ta park ettikten sonra ekipler provaların yapılacağı Açıkhava Tiyatrosu’nun yolunu tuttular. Hava Uludağ’daki gibi serin değildi, aksine çok sıcaktı. Ekipleri sahneye giriş sırasına sokmak nerdeyse deveye hendek atlatmak gibi zor oldu. Dakikalar ilerliyor ama program normal seyrine bir türlü geçemiyordu. Sıraya sokmayla uğraşanlar ellerinde hoparlör olmadığından kendilerini iyi duyuramıyor, söylenenler farklı algılanıyor, sağda durması gerekenler solda duruyor, bir ekip diğerinden önce yer alması gerekirken sonra yer alıyor, fark edilince sıralar bozulup tekrar yapılıyor, bu esnada yeni hatalar ortaya çıkıyor, bazen de bir ekibin ortada olmadığı söyleniyor, bu kez onun bulunması için sağa sola koşturuluyor, herkes burnundan soluyor, sinirleniyor, onu bunu suçluyor, kısacası bir karmaşadır  sürüp gidiyordu. Başka bir sorun da  kız tavlamak için çevrede biriken gençlerdi. Bazı kızların gülümseyerek, göz kırparak onlara mavi boncuk dağıtmaları işleri daha da güçleştiriyordu.  Bunları belirtirken Macar ekibinin düzgün, kusursuz davrandıklarını söyleyebilir miydim? Kesinlikle hayır. Düzensizliğe ortalama bir not olarak beş verilse Macar ekibinin notu daha da düşük olurdu çünkü diğer ekip başkanları rehberleriyle oyuncularının yanlarında dururken Gabor ve Rita hiç ortalarda yoktular, İngilizce bilmeyen gençlere ne yapılması gerektiğini ancak çat pat İngilizce bilen Mariş vasıtasıyla anlatmaya çalıştım ama kızın söylediklerimi pek de anlamadığı onun Macarcaya çevirerek ilettiklerinin hiç bir işe yaramadığından belliydi. Ter damlaları belimden aşağı akıyor, uykusuzluktan başım ağrıyordu. O sırada Rita’yı görünce :

“Lütfen buradan ayrılmayın, bana yardımcı olun ! Seni ve Gabor’u bulamayınca bazı şeyleri yapmakta geç kalıyoruz,” dedim.

​“Ben bir yerlere gitmiş değilim, buralardayım ! Gabor düzensizliğe sinirlendi, onun için geri çekildi,” dedi Rita. Ses tonu otobüsteki kendinden emin, umursamaz yönetici tonundan farksızdı.

Sonunda sahneye giriş sırası iyi kötü düzene kondu, ordan festival yürüyüşü için otobüslerle Heykel’e hareket edildi. Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu önünden Kültürpark’a kadarki yürüyüşte Macar ekibinin tabelasını güzel kız Annamario taşıdı. Yürüyüşün halkın ilgisini çekmesi kaldırımlarda birikenlerin parlayan gözlerinden, gülen yüzlerinden açıkça anlaşılıyordu. Gürcistan ekibinin kılıç şakırtıları, Guatemala ekibinin egzotik müziği, Makedonya ekibinin zengin figürler taşıyan kısa oyunları alkışlarla karşılandı. Hem rehberlerde hem de ekiplerde birkaç saattir süren yorgun, bıkkın hava alkışların ve gülen yüzlerin etkisiyle büyük ölçüde dağıldı…


Avatar Seç KAPAT
BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR