Niyazi Pakyürek
Niyazi Pakyürek

Yücel Teşkilatı

1941’de ilk Milli Türk Teşkilatı’nın nüvesi kurulmuştur. Genişleyen teşkilat, bilahare Üsküp Türk konsolosluğu ve Belgrad Türk Büyükelçiliği ile temasa geçmiştir. Teşkilatın adı Yücel Teşkilatı’dır. Teşkilatın 18 maddelik bir tüzüğü ve Türklerin menfaatleri için icab ederse canını vereceğini ifade eden bir andı vardı. Teşkilatın tüzüğü ve üyeleri tarafından imzalanan and, Ağustos 1945’te zamanın Belgrad Büyükelçisi Dr.Kamil Koperler’e tevdi edilmişti.

Yücel teşkilatı, Yugoslavya’daki Türkleri benliğini komünizme ve Slavlığa karşı korumuş, Türk okulları, Türk öğretmenleri yetiştirme kursları açmış, birçok milliyetçi muallimi şehir ve köylerdeki Türk okullarında görevlendirmiş, okuma kitapları basmış, Türkçe gazete çıkarmış ve Üsküp radyosunda Türkçe neşriyat yapmıştır.

Lakin çok geçmeden teşkilat, Yugoslavya istihbaratı tarafından ortaya çıkarılmış, üyeleri en şedit cezalara çarptırılmış, yüzlercesi de göz hapsine alınarak madenlerde çalıştırılmıştır.

Yücel teşkilatı, Tito Yugoslavya’sında tahmil (yükleme)edilen suça nazaran en şiddetle cezalandırılmış olan teşekküldür. Mahkeme safahatı bütün Yugoslavya’da takip edilmiş, Yugoslav’ya Müslüman veTürklerine gözdağı verilmiştir. Hükümet bu olay üzerine bir taşla bir kaç kuş vurmayı planlamış ve göçü hızlandırmada başarılı olmuştur. Üç beş yıl içinde Yugoslavya’dan Türkiye’ye göç başlamış, göçler neticesinde milyonlarca insan Türkiye’ye gelmiştir.

Yücel teşkilatı, tam olarak 1944 yılında Şuayip adında bir Türk münevveri tarafından kurulmuş/ teşkilatlanmıştır. Şuayip Aziz Yücel Kahire’de Ezher Üniversitesinde tahsilini yapmıştır. Teşkilatın ikinci tarihi şahsiyeti Ali Abdurrahman Vardar, teşkilatın veznedarlığını yapmıştır. Şayet yolunuz Üsküp’e düşerse Türk çarşısında büyük çınarın altında köftenizi yer kahvenizi içtikten sonra çarşının içlerine doğru yürüyün Kurşunlu Han’ı, tüm hüznüyle yıllara meydan okuduğunu göreceksiniz. Ali Abdurrahman Vardar, 432 yılından beri Üsküp’ün meşhur Kurşunlu Han vakfına ait evladiyelik bir vakıfnameye sahip köklü bir Türk ailesine mensuptur. Yüceli üçüncü kahramanı, Ömer Yücel, dördüncü kahramanı da Ali Raştak’tır.

1948’ de bir hafta süren bir mahkemeden sonra teşkilatın kurucuları olan dört kişi idama mahkum edilerek kurşuna dizilmişlerdir. Geri kalan Yücelciler, sekiz yıldan yirmi yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmışlardır. Bunlardan başka otuz kadar Türk öğretmeni yedi yıla kadar türlü cezalara mahkum edilmiş, yüzlerce Türk genci temerküz kamplarına gönderilmiştir.

Yargılama ve infazlardan yedi yıl sonra Yugoslavya’da af ilan edilir. Hayatta kalabilenler Türkiye’ye gelen ilk göçmenler arasında yer almışlardır. Çünkü bunların mal ve mülkleri müsadere edildiği gibi hapisten çıktıkları zaman diğer siyasi Slav suçlularından farklı olarak hiçbir işe alınmamışlardır.

Yücelcilere uygulanan baskı ve zulüm, Avrupa’nın ortak hedefi olan “ Avrupa topraklarında Türk ve Müslüman Teba”nın buradan silinmesidir. Bunun temeli 1860’lı yıllarda Avusturya’da atılmıştır.

ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DİĞER YAZARLAR

TÜMÜ

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X