Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Olay Haber
Olay E-Gazete
Dr. Mete Ekşioğlu
Dr. Mete Ekşioğlu

Bazı zamanlarda susmak erdemdir

Köşe Yazısını Dinle

Özellikle anlattığınız konu halkın sağlığını ilgilendiriyorsa bu başlık bir kat daha önemlidir. Eskiler gırtlak dokuz boğumdur derdi. Bir sözü söylemeden önce çok iyi düşünmek, ölçüp biçmek ve tartmak gerektiğini anlatan bir deyimdir bu. Ağızdan çıkan sözün geri alınamayacağını ve kırıcı olabileceğini vurgulayan bu deyim, “sekizini yut, birini söyle” şeklinde devam ederek, düşüncesizce konuşmanın telafisinin zor olduğunu belirtir.

Ekranlarda, sosyal medyada sekizini yut birini söyle deyimini uygulayan bilim insanları yanında at yalanı sevsinler inananı mukabilinden konuşanlar da az değil. Bu bilgisizlerin susması gerçekten zararlı bilgilerin ortaya dökülmemesine neden olacağı için erdemli bir davranış olacaktır.

Et yemeyin, yoğurt yemeyin, peynir yemeyin diye ortaya bir takım verilere dayanarak bilgi saçanlar sıkça boy gösteriyorlar. Oysa insanoğlu binlerce yıldır depremler, yangınlar, enfeksiyonlar, savaşlar ve başka afetlerden sıyrılarak bugünlere aman almayın dedikleri o gıdalar ile geldiler.

Bursa’nın en saygın ilkokullarından olan Altıparmak İlkokulu’nda okudum. Çok kıymetli ve deryalar dolusu bilgi sahibi öğretmenlerimiz tarafından eğitildik. (Bizi yetiştirenlerden sağ olanlara sağlıklı ömürler vefat edenlere rabbimden rahmetler diliyorum). Hiçbir öğretmenimiz yukarıda sayılan gıdaları almayın demediği gibi almamız gerektiğini hem bizlere hem de velilerimize söylerdi. Hadi bu durum gözlemdi ve o zamanın bilgileri kısıtlı idi diyelim. Diş yapımız, dil yapımız, ağız içinden tutun da mide, karaciğer, pankreas ve bağırsak yapımızın anatomi ve fizyolojisi bile et, yoğurt, peynir, yumurta gibi gıdalar ile uyumlu. Oysa çılgınlar gibi tükettiğimiz buğday ve türevleri hayatımıza gireli tarım devrimi ile birlikte aşağı yukarı 10 bin yılı buldu bulmadı. Birçok bilim insanı buğdayın hayatımıza girmesi ile sayısız romatizmal, allerjik ve de kronik enflamasyon sonucu gelişen hastalıklara yakalandığımızı belirtiyor. Üstelik bu gariban buğdayı binlerce defa değişime uğrattık ve uğratmaya devam ediyoruz.

Denemesi bedava. Eti, yoğurdu, geleneksel peynirlerimizi, yumurtayı kesip durumunuzu gözden geçirin. Bir de defalarca genetik yapısı ile uğraştığımız buğday ve onun türevlerini hayatınızdan çıkarıp durumunuzu gözden geçirin.

Yukarıdaki gıdaları yemeyin diyenler bunu Akdeniz Diyeti’ne dayandırarak kendilerini haklı gösterebilirler. Bursa’mızda Batı Trakya, Girit ve diğer Akdeniz Kıyıları’ndan gelen ırkdaşlarımız var. Soralım bakalım sadece marul, maydanoz, kabak, börülce, enginar, balık, zeytinyağı ilemi ömür geçirmişler. Günümüzde uzun ve sağlıklı yaşadıkları tescilli olan Girit Köylüleri ortalama günde 250 gram keçi peyniri tüketir (doymuş yağ oranı bu peynirde %70 dir). Yine Akdeniz ülkelerinde et, balık, krema, tereyağı, sosis, domuz eti, kanatlı hayvanlar, ördek, domuz pastırması sık tüketilir.

Kimse kimseyi kandırmasın. “Et giren eve dert girmez”beslenmede etin önemini vurgulayan, sağlıklı ve varlıklı bir yaşamın temelinin iyi beslenme olduğunu belirten geleneksel bir Türk atasözüdür. Protein ve besin değeri yüksek gıdaların tüketilmesinin hastalıkları önleyeceği ve hane halkının moralini yüksek tutacağı mesajını verir. Ben yılların doktoruyum. İşlenmemiş halde, hele mera kökenli bu et soframıza geliyorsa altına hem imza hem de kaşemi basarım…


Avatar Seç KAPAT
BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR