İhsan Aydın
İhsan Aydın

Müftünün inatlaştığı arsada hazire mi var?

Bursalılar günlerdir Şehreküstü’nde 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda yıkılıp yeniden yapılmak istenen Diyanet Vakfı binasını konuşuyor.

Öyle görünüyor ki Bursa, sınırlı süreli kentimizde kalacak ve tayini çıktığında da bir daha geriye dönüp bakmayacak bir din bürokratının direnişiyle karşı karşıya.

Bursalılar karşı çıktığı halde, şehrin tarihi siluetini yeniden kapatacak bir inşaatı oraya dikmek için diretiyor.

Üstelik, kent çıkarları için buranın kamuya terkini isteyenlere de, yancı sendikacı, ilçe müftüleri, eğitimcileri aracılığıyla sıkılmadan, üzerinde taşıdıkları cübbelerin ağırlığını da bir kenara bırakıp, ‘din karşıtı’ yaftası vurmaya kalkıyorlar. Vakıf bedduası ve vebali hatırlatıyor.

Bursa muhafazakâr bir kent.

O dediklerinizden az bulunur şu şehirde.

Onların da, ‘Bursa için burayı kamuya terk edin diyenler’ olmadığını düşünüyoruz.

Vakıf duasını da bedduasını da en az sizin kadar bilirler.

Bu girişin ardından gelelim asıl konumuza.

Hatırlatmayı Bursa Eski Eserleri Sevenler Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi Mesut Özkeser yaptı.

Eski Bursalılar bilir.

Bu kurum 1946 yılında merhum Kazım Baykal Hoca tarafından kuruldu. Merhum Baykal 1993’e kadar buranın başkanlığını yaptı.

Mesleğe ilk başladığımız yıllarda kurumun Üftade’de, Sur dibindeki merkezinde genel kurlularını izlediğimizi de hatırlıyoruz.

Baykal öldükten sonra da şimdi bu görevi Mimar Zafer Ünver yürütüyor.

Özkeser’in hatırlatması tüyler ürpertici bir bilgiyi daha ortaya çıkardı.

Özkeser şu bilgiyi verdi:

“Şimdilerde yıkılmış olan Şehreküstü’ndeki Müftülük binası vaktiyle Pars Bey haziresinin üzerine yapılmıştı. Eski Bursalılar burayı da caminin eski halini de iyi bilirler. Müftülük buraya yeni bina yapmaya hazırlanıyor. Vaktiyle yanlış yapılmış olan bu işlerde ısrar etmemek lazımdır. Hali hazırda açılmış olan bu bölge bu haliyle kalmalıdır.”

Özkeser devamında şunları da ekledi:

“Kazım Baykal Hoca’nın ilki 1950 basımlı, sonrasında 1984 ve 1992’de yeniden basılan Bursa ve Anıtlar kitabındaki tespitleri şu şekildedir: Şehreküstü Camisi’ni kurum onardı, minareyi yeniden yaptı (1974). Cami tamamen yıkılıp kubbeli büyük bir cami yapıldı. (1980) Doğudaki mezarlık yerine müftülük binası yapıldı (1972). Caminin altındaki eski köprü temelleri apartman yapılırken çıktı ve yok oldu (1975).”

Eğer bu bilgiler gerçekten doğru ise Bursa İl Müftülüğü’nde, Diyanet Vakfı’nda çalışanlar ve üstteki lojmanlarda yaşayanların tümü yıllarca mezarlık üstünde oturmuşlar.

Şimdi aynı şekilde oturmaya devam etmek için yeni bir saray yavrusu kondurmak istiyorlar.

‘Yapmayın, tarihin önünü kapatmayın, yıkılmışken burayı kamuya ve Bursalılara terk edin’ diyenleri de sözüm ona, ‘dinsiz’ ilan etmeye kalkıyorlar.

Dinimizde mezarlıklar, korunması, kollanması, saygı gösterilmesi gereken kutsal alanlar değil midir?

Eğer orası gerçekten merhum Baykal’ın iddia ettiği gibi hazire ise, mezarın üstüne yeni bir saray yavrusu kondurmak dinen caiz midir?

Yıllarca bu milletten hep istediniz, her cuma Diyanet Vakfı için yardım topladınız, ne olur bir kez de Bursa için siz fedakârlık yapsanız.

Bu arada bir bilgi daha paylaşalım.

Büyükşehir Belediyesi ile o vakit yeni müftülük binası arazisi ve buranın takas görüşmelerini yürüten emekli müftünün de, kendisine ulaşılması üzerine, ‘Yer Diyanet Vakfı’nın bizim yetkimiz yok’ diyerek topu taca attığını, gerçekleri dile getirmekten kaçındığını öğrendik.

Anlaşılan, burası Bursa’da daha çok konuşulacağa benziyor.

 

Sanayi çalışanları için sevindirici bir gelişme

Sağlık Bakanlığı işbirliğiyle Gebze’deki OSB’de ilk açılan laboratuvar on binlerce emekçinin güvenli biçimde çalışmasını sağlayacaktı.

O haberi gördüğümüzde, Türkiye’nin ilk OSB’nin kuran Bursa’da niye açılmıyor diye düşünmüştük.

Sonrasında Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, aynı laboratuvarın aralarında Bursa’nın da bulunduğu sanayi bölgelerinde de kurulacağını duyurmuştu.

Dün de sanayide çalışanları koronavirüs testinden geçirecek laboratuvarın Bursa’da da kurulacağını BTSO Başkanı İbrahim Burkay açıkladı.

Üretimin aksamadan yürümesi, çalışanların da sağlıklı biçimde, endişe etmeden işlerine devam edebilmeleri için yerinde bir uygulama olmuş.

Sanayi çarklarının tekrar dönmeye başlayacağı bugünlerde gerçekten Bursa için sevindirici bir gelişme bu.

17 sanayi bölgesiyle Türkiye’nin kalkınmadaki lokomotif kentlerinden biri olan Bursa’nın eksiği giderildi.

 

Belediyeler hayatın her anında yanımızda

Pazartesiden itibaren berberler açılıyor. Hepimiz açılmasını dört gözle bekliyorduk.

Evlerde berbercilik oynamaya kalksak da bunun uzmanlık işi olduğunu da biliyorduk.

Nihayet normalleşme sürecinde berber ve kuaförlerin iş yerlerini açmalarına izin çıktı.

Belediyelerimiz de boş durmadı.

Açılış öncesi hem Osmangazi hem de Nilüfer belediyelerimiz ilçelerindeki tüm berber ve kuaför dükkanlarını dezenfekte ettiler.

Hatta hijyen malzemesi desteğiyle de hemşerilerinin sağlıklı biçimde tıraş olmalarının önünü açtılar.

Boşuna dememişler.

Belediyecilik beşikten mezara hizmet diye.

ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DİĞER YAZARLAR

TÜMÜ

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X