SON DAKİKA :
Site İçi Arama :
Olay Birinci Sayfa
Anket
Hava Durumu
Olay Trend
Kaçan ölçü ve batıdaki infial İki gündür televizyon ekranlarından ayrılıkçı terörist grubun yurda dönüşlerinin DTP tarafından nasıl şova dönüştürüldüğünü ibretle ve şaşkınlıkla izliyoruz.

 

Bu ülkeye 30 yıldır acı çektiren, anaların yüreğini dağlayan, kundaktaki bebekten sınırdaki askere kadar gözünü kırpmadan silah çeken dünün eli kanlı bölücüleri bugün birileri tarafından sınırda adeta kahraman gibi karşılanıyorlar.
İzleyenler, sanki savaş kazanmış komutan edasıyla dağdan inen çapulcuların yurda girişlerindeki zafer işaretlerine anlam verebilmiş değiller. Sanki Türk ordusuna karşı sözde bir başarı elde edilmiş.
Türkiye’nin legal bir partisi, bölücüleri el üstüne almış, otobüsüne bindirmiş, şehir şehir gezdiriyor.
Zılgıtlar, halaylar, zafer işaretleri eşliğinde kentten kente geçen konvoy girdiği her yerleşimde salınmak istenmiyor. Sözde bu ülkede akıtılan kanın durması için nutuk atanlar, dağdaki çözülmeyi şova dönüştürmenin mutluluğunu yaşıyorlar.
Peki ya, neredeyse yollarını kırmızı halılar serilerek karşılanan silahlı illegal örgüt mensuplarına yapılan özel muamele batıdaki kentlerimizde nasıl yankı buldu dersiniz?
Batı kentlerinde bir şaşkınlık ve bir infial yaşanıyor.
Çocuklarını bu vatanın bölünmez bütünlüğüne şehit vermiş ailelerin, anaların, babaların, kardeşlerin, sevgililerin, nişanlıların gördükleri manzara karşısında içine düştükleri durumu kestirebileniniz var mı?
Hukukçuları suçlu grubun ayağına götürmek de neyin nesi?
Yargıçları sınıra taşıyıp, bölücülere dönük adaleti hızlandırma çabalarını kim kolay kabullenebilir?
Adi suçluların bile bileğine kelepçe vurulup yolcu otobüsleriyle bir başka ilçedeki adliyeye götürüldüğü bu ülkede, bölücülerin sınırda sorgulanıp salıverilmesini mazbut, vatanına bağlı insanlarımızın kabullenmesi beklenebilir mi?
Türkiye şoku yaşıyor.
Türkiye, İmralı’daki caninin verdiği talimatla şova dönüştürülen sözde teslim ve yurda dönüş savsatası ile bize göre oyalanmaktadır.
Kandil’i kendilerine mekân edinmiş eli kanlı katillerin Türkiye’de gurbetten dönen masum insanlar gibi karşılanmaları yürekleri burkmuş, bölücü örgütte yer almayı legalleştirmiş, adalete olan güveni sarsmış, 30 binden fazla insanı katlettiren bir vampire ‘sayın’ demeyi bile suç olmaktan çıkarmış yeni bir hukuk ve yargılama sürecinin şoku ile karşı karşıyadır.
Türkiye’yi yönetenler, demokratik açılım projesi ile akan kanı durdurmanın hesaplarını yaparken, batıdaki insanımızın devlete, siyasete ve hukuka olan inançlarının zayıflamasını da göz ardı edemezler.
Sözde barışçıların sınırın birkaç metre ötesinde silahlarını bırakıp lüks ciplerle Türkiye’ye geçmeleri, kim ne derse desin komşumuzun da iyi niyetli bir tavır içinde olmadığının göstergesidir.
Yanıbaşımızdaki komşu ülke topraklarını üs edinmiş bölücülere yıllardır kucak açan, Türkiye’nin sınırlarının ihlal edilmesini önlemeyen Irak yönetimine bugüne dek Suriye tipi bir çıkış sergileyememiş olmamız da düşündürücüdür.
Bölücülerin Kandil’i boşaltmaları için bunları topraklarında barındıran Kuzey Irak ve Irak merkezi hükümetine bir ültimatom verememiş devlet görüntüsü içinde bulunmamızı da kabullenebilmiş değiliz.
Türkiye elbette dağdaki birkaç bin silahlı zavallı tarafından bölünebilecek kadar zayıf bir ülke değildir.
Nitekim silahla, terörle ve eylemle bu işin olmayacağını geç de olsa fark edenler, birilerinin talimatıyla yurda dönüş için can atmaktadırlar.
Suça bulaşmamış olsalar da, bölücü örgütte yer alanlara batıdaki insanımızın hoşgörü ile bakmalarını kimse bekleyemez. Bebeği, askeri, masum insanı acımasızca öldürebilen cani grubun lojistik desteğinde bulunanları suçsuz kabul etmemizi kim isteyebilir ki?
Bugün yurda döndürülen eli kanlı bölücülerin yarın kentlerimizdeki huzuru bozan gruplar içinde yer almayacağını kim garanti edebilir?
Türkiye DTP’nin başını çektiği yurda dönüş şovundan büyük yara almıştır. Vicdanları rahatsız eden, şehitlerimizin kemiklerini sızlatan bu oyuna umarız bir kez daha fırsat verilmez.
Devlet teröristleri karşılamada ölçüyü kaçıran, vatandaşımızı tahrik eden DTP’ye karşı da artık daha fazla hoşgörü sergileyemez.
Hele hukuk, bölücülerle bağlantısını resmileştiren bir partiyi daha uzun süre legal bir siyasi hareket olarak asla göremez.
Nitekim bunun ilk belirtisi kendini göstermiş ve eli silahlı örgüte sahip çıkan DTP hakkında yeni bir soruşturma daha başlatılmıştır. Bunun sonucu kapatmaya varana dek de uzarsa kimse şaşırmamalı.
 
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Olay Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
23-10-2009